(1086 S. K. m. 459) (6100 S. K. m. 304)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı müteahhitlerden gayrimenkul satış sözleşmesiyle satın aldıkları taşınmazın, 1999 depreminde tamamen yıkıldığını, yıkım neticesinde kızları E.'nin vefat ettiğini, çocukları A. ve M.'in ise enkaz altında kalarak sakat kaldıklarını, davacı A.'un da uzun süre enkaz altında kalması sebebiyle psikolojisinin bozulduğunu, binanın kaçak olarak yapıldığından davalı belediyenin de kusurlu olduğunu ileri sürerek Ö. T.'na kızı E.'nin ölümü sebebiyle 8.000 TL destekten yoksun kalma, oğullarından M. in sakat kalması sebebiyle 8.000 TL, A. in sakat kalması sebebiyle 8.000 TL destekten yoksun kalma tazminatıyla kızının ölümü sebebiyle 5.000 TL manevi, oğullarının yaralanıp sakat kalması sebebiyle 8.000 TL manevi, eşinin yaralanması ve psikolojik tedavi görmesi sebebiyle 3.000 TL manevi tazminata, A. T. ve M. T. adına ablaları E.'nin ölümü sebebiyle toplam 4.000 TL manevi tazminata, A. T.'a kızı E.'nin ölümü için 6.000 TL, oğullarının sakat kalması sonucunda M. ile ilgili 6.000 TL A. ile ilgili olarak 6.000 TL destekten yoksun kalma tazminatına, kendisinin yaralanmasıyla ilgili olarak 4.000 TL kızının ölümü sebebiyle 5.000 TL çocuklarının yaralanması sebebiyle 8.000 TL manevi tazminata, M. T.'na sakat kalması sebebiyle sürekli iş göremezlik durumu olduğu için iş ve güç kaybı sebebiyle 10.000 TL maddi tazminat, kardeşinin ölümü sebebiyle 4.000 TL kardeşlerinin yaralanıp sakat kalması sebebiyle toplam 6.000 TL annesinin yaralanması sebebiyle 3.000 TL manevi tazminatla yıkılan dairenin değeri olarak rayiç değerinden 8.000 TL ev eşyası olarak da 2.000 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davaya konu daire bedeli olan 8.000,00 TL ile ev eşyalarının değeri olan 2.000,00 TL nin olay tarihi olan 17.8.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı Ö. T.'na verilmesine, davacılardan Ö. T. ile A. T. ölen kızından ve çocuğu A. T.'nun yaralanmasından dolayı ispat edilemeyen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, davacılardan M. T.'nun sakat kalması sebebiyle ispat edilemeyen maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılardan Ö. T. ve eşi A. T.'nun kızları E.'nin ölümü sebebiyle davacı Ö. T. için 5.000,00 TL, A. T. için 6.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan A. T.'nun meydana gelen haksız fiilden cismani zarar görmesi sebebiyle 4.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan M. T.'nun ablası E.'ninölümünden duyduğu elem ve ızdırap, yaşının küçüklüğü de dikkate alınarak takdiren 1.000,00tl manevi tazminatın, davacılardan A. T. için dava dilekçesinin netice kısmında ablası E.'nin ölümünden dolayı manevi tazminat talep edilmiş ise de dava dilekçesinde davacılar bölümünde ismi bahsedilmediğinden bu davacı yönünden manevi tazminat talebinin takdirine yer olmadığına, davacı M. T.'nun ablası E.'nin ölümünden duyduğu elem ve ızdırap, dikkate alınarak takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.8.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin ve diğer tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı A. T. ile davalı Küçükçekmece Belediye başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacılar, davalı müteahhitlerden satın aldıkları taşınmazın ayıplı imalat sebebiyle 1999 depreminde yıkılması sebebiyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Dava dilekçesinde iki tane M. ismi yazılmış ise de dilekçenin sonuç kısmında M.'lardan birinin aslında A. olduğu ve dava dilekçesinin sonuç kısmında A. adına manevi tazminat talep edildiği ancak dava dilekçesinin başlık kısmında hata neticesinde A. isminin yazılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca A. T.'nun da davacı olduğu kabul edilerek adına hüküm kurulması gerekirken aksi düşüncelerle davasının reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2) Davalı Belediye'ye yönelik ise Mahkeme kararının gerekçesinde belediye hakkında tefrik kararının verildiği belirtilmiş, 12.10.2006 tarihli celsede de Belediye hakkındaki davanın tefrik edildiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece hüküm kısmında Belediye hakkındaki davanın tefrikine yönelik hüküm kurulması gerekirken, aksi düşüncelerle Belediye hakkında hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1)nolu bette açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı A. T. lehine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı Belediye lehine BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy