(5510 S. K. m. 81, 84)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı idareye bağlı hastanenin temizlik işlerini yapmak üzere davalı idareyle sözleşme yaptıklarını, davalının 5510 Sayılı yasayı aleyhlerine yorumlayarak haksız olarak hakedişlerinden %5 oranında kesinti yaptığını, bunun yasaya ve sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 12.000 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşme yaptığı tarihte mevcut uygulamayı bilerek fatura düzenlediğini, 2010 yılına ait faturalar sebebiyle sonradan yapılan düzenlemeye dayanarak kesintileri talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi sebebiyle doğan davacı hakedişlerinden davalı tarafça 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinde getirilen düzenleme gereği yapılan kesintilerin tahsili talebine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı 5510 Sayılı Kanunun 84. maddesi gereğince hakedişlerinden haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla istemde bulunmaktadır. 5510 Sayılı Kanunun 81/ı madde ve bendi gereğince, bu kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin 1. fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. Somut olayda, 5510 Sayılı Kanunun 81. maddesinin (ı) bendi hükmü uyarınca taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen hizmet akdinin yerine getirilmesi sırasında çalıştırılan işçiler yönünden davacı şirketin sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesinde 5 puanlık indirimleri uyguladığı ancak davalı idarenin bunları hakedişlerden kestiği, Hazine tarafından verilen muafiyet oranının davalı idarece kesintiye tabi tutulmasının yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yapılan kesintinin haklı olduğundan bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy