MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tükeici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ortağı olduğu şirketin yüklenici olarak yaptığı binada 2 adet konut satın aldığını, dairelerdeki bir kısım işlerin yapılması için davalı ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, işlerin yapılmadığını, hileli davranışlarla kandırıldığını, üzüntü ve sıkıntı yaşadığını ileri sürerek 24.595,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen sözleşmede davalının tüm evlere demirbaş olarak takılan malzemelerin kendisine para ile satıldığını, diğer işlerde fiyatların çok yüksek belirlendiğini kandırıldığını iddia etmiştir. HMUK'nun 76. maddesi uyarınca vakalara aktarmak taraflara hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Davacı, davalının hileli hareketleri sonucu hataya düşürüldüğüne dayandığına göre, mahkemece, tanık dahil davacı delilleri toplanarak, uzman bilirkişiler aracılığıyla sözleşme kapsamında yapılan işlerin iddia ve savunma gözetilerek, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine uygun rapor alındıktan sonra değerlendirilerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy