MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., ..ve Araştırma Hastanesinde yapılan temizlik ihalelerini alan davalı firmada işçi olarak çalışırken sözleşmesi feshedilen Ömer'in ... Mahkemesinde açtığı tazminat davasında talep konusu alacağın ... ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, başlatılan icra takibi sonucunda icra dosyasına toplam 26.041,32 TL ödeyerek borcu kapattıklarını, davalı ile imzaladıkları sözleşme ve şartnamelerde işçi alacaklarından ihaleyi alan şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, 26.041,32 TL nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacı idarenin davalı işçi için ... olduğu ve davalının yanında çalıştığı döneme tekabül eden tüm masraflardan davalının sorumlu olması gerektiği kabul edilerek 18.535,33 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, ihale dökümanını oluşturan belgeler arasında sayılan teknik şartnamenin 7/son maddesine göre “... yasaları gereğince işçi ve işverene yüklenmiş olan tüm yükümlülükler
yüklenici firmaya ait olacaktır. İdaremiz taraf değildir. İşçilerin işe alınması, işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülükler, ... kazaları sonucunda meydana gelecek sorumluluklar, sigorta prim sorunu, Çalışma Bakanlığı mevzuatı ile ilgili tüm sorumluluklar yüklenici firmaya ait olacaktır. Bu konuda idaremiz taraf ve muhatap değildir.” hükmü gereğince davacı idarenin yaptığı ödemenin tamamından davalı sorumludur. Öyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan şartname hükmü ve davalının son işveren olması da dikkate alınarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy