MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 31.01.2011 ve 31.01.2012 tarihli Denetim ve Tasdik Sözleşmelerinin 4.1.5.maddesi hükmüne göre Temmuz 2012 ayında hizmet vermeyi kestiğini ve bu nedenle hizmet verdiği dönem alacağı ile sözleşme dönemi sonuna kadar muaccel hale gelen Ağustos – Aralık 2012 dönemine ilişkin alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, mali müşavirlik hizmetini gerçekleştirmesi nedeni ile sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlattığı takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise 2012 yılı Temmuz ayından itibaren davacının hizmet vermediğini, hizmet vermediği dönem içinde ücret talep edemeyeceğini, takibe itirazının da münhasıran bu yöne ilişkin olduğunu savunmuştur. Taraflara arasında imzalan 31.1.2012 tarihli
sözleşmenin 4.1.1 maddesinde sözleşmede ödenecek ücretin 42.000 TL olduğu, 4.1.5 maddesinde de ücretin belirtilen şekilde ödenmediği takdirde meslek mensubunun işi bırakacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, alınan 1.4.2013 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme de kararlaştırılan bedel üzerinden hesaplama yapılmış, davalı tarafından ödenen bedeller düşülerek bakiye alacak bulunmuş olup, mahkemece, bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, BK.nun 325. maddesi hükmüne göre; davacının tasarruf ettiği yahut diğer bir işle kazandığı veya kazanmaktan kasten feragat eylediği şeyi mahsup etmesi gerekir. Değinilen bu yön gözetilerek, BK.nun 325.maddesi uyarınca takdir edilecek miktarın indirilmesi suretiyle alacağın belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 293.00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.