MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... komisyoncusu olduğu davalıya ait dairelerin satılması konusunda anlaşmaları üzerine dairelerin satıldığını, satış işleminden sonra davalının satış işlemlerinin karşılığı olarak toplam 13.000 Euro ve tapu masraflarını ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen, bedeli ödemediğini, verilen bu hizmet karşılığında fatura düzenlendiğini, faturaya dayalı olarak başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin 17.078,32 TL üzerinden devamına, kötü niyetli davalının %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait dairelerin satılması hususunda davalının 13.000 Euro ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının ileri sürdüğü belgenin bağlayıcı olmadığını, tek taraflı olarak düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu savunmuştur. Mahkemece, tek taraflı olarak düzenlenen belgenin bağlayıcı kabul edilemeyeceği, tellallık akdinde her iki tarafın imzalarının bulunmasının şart olduğu, gayrimenkul satış sözleşmesinde davacının komisyon alacağına dair bir kaydın bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki 23.11.2011 tarihinde imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesinde her iki tarafında ismi ve imzası mevcuttur. Sözleşme bu haliyle geçerlidir. Alınan sözleşmede ücretin kararlaştırılmamış olması sözleşmeyi
geçersiz kılmaz. Davalının tek taraflı olarak imzaladığı 05.12.2011 tarihli komisyon ödeme sözleşmesi başlıklı belgede ise davaya konu dairelerin davacı tarafından satılması dolayısı ile ödenmesi gereken bedelin 13.000 Euro olduğu, ödemenin iki taksitte yapılacağı davalı tarafından kabul edilmiştir. O halde mahkemece 5.12.2011 tarihli belgeye göre davanın kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.