... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/52-455 sayılı hükmün Dairenin 9.5.2013 tarih ve 2013/3615-11940 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı adına vekili olarak ... 26.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/7 esas sayılı dava dosyasını 2 yıla yakın süre takip ettikten sonra davalının kendisini azletmeden başka bir avukat tutarak bunu gayri ciddi yolla bildirdiğini, sözkonusu dava dosyasında davalı yararına karşı tarafa hükmedilen 13.800,00 TL vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu gereğince kendisine ait olduğunun tespiti ile 13.800,00 TL'nin 21.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalı, kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı talebinin 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/277 esas sayılı dava dosyasında ileri sürüldüğü ve mahkemece yapılan değerlendirme sonucu verilen kararın kesinleştiği,vekalet ücreti alacağına ilişkin bu davada davalı vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Davacı avukat bu dava ile,davalı vekili sıfatıyla takip ettiği ancak azledilmeden başka bir avukat ile temsil olunan davada, davalı yararına karşı tarafa hükmedilen 13.800,00 TL'nin kendisine ait olduğunu ileri sürerek istemde bulunmuştur.Davalının kesin hüküm itirazı sonucu mahkemece,davacının daha önce açmış olduğu 15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/277 esas sayılı dava dosyasında ileri sürüldüğü ve mahkemece yapılan değerlendirme sonucu verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle kesin hüküm itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulen reddine karar verilmiştir.
İncelenen ... 15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/277 esas ve 2011/28 karar sayılı dava dosyasındaki gerekçede,"... takip dosyasındaki alacak sonuçlanmadığından, tahsil edilebilirlik koşulunun oluşmadığını,itirazın iptali davasının derdest olduğunu..." ve " 12.06.2008 tarihi itibariyle başka vekil tayin edilmiş olması nedeni ile davacı avukatın 12.06.2008 tarihine kadar yapmış olduğu işlerin karşılığı ücreti talep etme hak ve yetkisi bulunduğundan kısmen kabul ile 17.200,00 TL'nin hüküm altına alındığı", ilamın Dairemizin 16.11.2011 tarihli onama ilamı ile kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre belirlenir. Dolayısıyla mahkemece, 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/7 esas sayılı dava dosyasının davacısı lehine sonuçlanıp sonuçlanmadığı ve bu aşamada karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin de talep koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde davanın esasına girilmeden usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabülüyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair karar düzeltme taleplerinin incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:1.bent gereği davacının karar düzeltme talebinin kabülü ile,dairemizin 09.05.2013 tarih ve 2013/3615-11940 esas ve karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle sair karar düzeltme talebinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy