MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak kurum çalışanlarına hizmet verdiğini, davalının başkalarına ait karne ile usulsüz şekilde muayene edilip ücretlerinin kuruma fatura edildiği iddiasıyla haklarında uygulanan ıslahla birlikte dava edilen 140.000,00TL lik cezai şartın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek uygulanan cezai şart işlemi yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Dava, usule ilişkin itirazları yanında, işlemin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, bir kısım isteklerin konusuz kaldığından, bu kalem istekler yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sağlık hizmet allım sözleşmesi çerçevesinde uygulanan cezai şart yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 15.1.2010 tarihli işlem ile davalı kurum, davacıya ait hastanede 3 hastanın başkalarına ait sağlık karnesi ile işlem görmesi nedeniyle sözleşmenin 5.1.4. maddesine aykırı davranıldığından bahilse 60.000,00 TL, kurum sigortalısı olmasına rağmen kimlik doğrulaması yapılmadan bir hastanın başka bir hasta üzerinden işlem görmesi nedeniyle 5.1.12. maddesine ayrırılık gerekçesi ile 80.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL cezai şart uygulandığı, bilahare 31.5.2010 tarihli ceza iptal bildirimi ile 80.000,00 TL lik cezanın 20.000,00 TL lik kısmının sözleşmenin 5.1.12 değil 5.1.4. maddesine aykırılık teşkil ettiği ne var ki bu hastanın aktivasyonunu yaptırdıktan sonraki tarihlerde
2013/21371-31984
gerçekleştirdiği muayeneler yönünden cezai şart uygulanmaması gerektiği gözetilerek iptaline karar verildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki sağlık hizmeti alım sözleşmesinin 5.1.4. maddesinde kurumca sağlık yardımları karşılanmayan kişilere sunulan hizmetin, karşılananlar üzerinden kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde 10.000,00 TL den az olmamak kaydıyla, hizmet bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, sigortalı olmayan kişilerin sigortalıların karnelerini kullanarak sağlık hizmeti aldığı sabit görülmüş, bununla birlikte davacı çalışanlarının olayda kast ve kusurlarının bulunmadığı, özen ve yükümlülüklerini yerine getirmediklerine dair delilin mevcut olmadığı, kuruma fatura edilen tedavi giderlerinin davacı hastaneden geri tahsil edildiği, davalının zararının doğmadığı, cezai şartın bunlara rağmen uygulanmasının BK 182. maddesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 120.000,00 TL lik cezai şart yönünden borçlu olunmadığının tespitine, konusuz kalan 20.000,00 TL lik dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Ne var ki, taraflar için bağlayıcı olan sözleşme ile açıkça yukarıda izah edilen şekilde kararlaştırılan cezai şartın işlerlik kazandığını kabul için kurumun zarara uğraması aranmadığı gibi, davacı basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle gerekli tedbirleri alarak bu hususta sıkı kimlik ve evrak kontrolü gibi işlemlerle denetimi sağlamakla mükellef olup, hastaların kendilerini yanıltmak konusunda ısrarcı olmaları karşısında tüm engelleme çabalarına rağmen istisnai şekilde böylesi durumla karşılaşıldığı yönündeki savunmasına itibar edilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın 120.000,00 TL yönünden kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının birinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy