MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.05.2009 tarihinde ... marka aracı 30.074,35 TL ya satın aldığını, aracı aynı tarihte teslim aldıktan sonra sürekli problemler yaşadığını ve araçtan yararlanamadığını, kaloriferin soğuk-sıcak hava üflememesi nedeniyle kalorifer kazanının 1 yıl içinde 3 kez değiştirildiğini, ancak aracın gizli ayıplı olduğunun bu araçla yaptığı kaza sonucu ortaya çıktığını, araç park halindeyken başka bir aracın çarpması sonucu şoför kapısı ve sürgülü yolcu kapısının zarar gördüğünü, hasarlar giderilirken kendisine aracın bagaj kapağının da aldığı darbe sonucu orijinal boya ile boyanmış olduğunun yetkili servislerce söylendiğini, oysa aracının hiçbir şekilde bagaj kapağından darbe almadığını, aracın ... Oto. Tic. San. Aş. tarafından kendisine satıldığı anda arka bagaj kapağının boyanmış şekilde teslim edildiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek, dava konusu aracın 0 km yenisi ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 30.074,35 TL nın faiziyle tahsiline, uğradığı zararlara karşılık 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, araç satın alındıktan 1 yıl sonra kalorifer ısıtma sisteminde yeterli ısıtma yapmama şeklinde meydana gelen arızaların basit tamirle giderilebilecek arızalar olup davalı şirketçe tamir edilerek davacıya teslim edildiği, davacının da herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin aracı kullanmaya devam ettiği, 2011 yılındaki kaza sonrası aracın bagaj kapağının boyalı olduğu olarak davacıya teslim edildiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değişimini, olmadığı takdirde 30.074,35 TL araç bedelinin tahsilini, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiş ise de, yaptırılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi, davacının dava dilekçesinde anlattığı olaylarla ilgili ve özellikle bagaj kapağının fabrikasyon hatası yeniden boyanıp boyanmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmamış ve bu hususta sigorta şirketinden de bir araştırma yapılmamıştır. Öte yandan, kaloriferdeki arıza sebebi ile garanti süresi içerisinde ikiden fazla kez servise başvurulduğu da dosyada bulunan iş emirlerinden anlaşılmaktadır. Davacı ayrıca, garanti süresinde ikiden fazla arıza sebebiyle 4077 sayılı Yasa'nın 13. maddesindeki garanti kapsamında dava açtığı gibi, az yukarıda açıklanan gizli ayıp sebebi ile de iddiada bulunmuştur. 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması ve tamir için gereken azami sürenin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi talep edebileceği” hükmü mevcuttur. Hal böyle olunca mahkemece, bu hususta yeniden değerlendirme yapılarak, gerektiğinde aracın satın alındıktan bir tamir görüp görmediği sigorta şirketler birliğinden, yetkili servislerden sorulmalı ve tramer kayıtlarından araştırılmalı, Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak, özellikle bagaj kapağı ile ilgili uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.