MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... ve ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisleri Harun Uzun'dan kalma minibüs ve hattının satışı için davalı kardeşleri dışındaki diğer davalılara vekaletname verdiğini, bu vekalete istinaden aracın davalılardan ..., ... ve ... adına tescilinin yapıldığını, ne var ki satış bedelinden miras hissesine düşen 58.000,00 TL nin kendisine ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... davanın reddini dilemiş, diğer davalılar herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece davalılar ..., ... ve ... ile ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 42.857,00 TLnin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar yönünden satışa katılmadıklarından bahisle pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesinin mahkemece ek karar ile reddedilmiş, bu davalılarca süresi içerisinde ek kararla birlikte asıl karara karşı yeniden temyiz yoluna başvurulmuştur.
1- Mahkemece 12.8.2011 tarihli ek karar ile temyiz eden davalıların hükmün ilanen tebliği için verilen kesin sürede işlem yapılmadığı gerekçesi ile temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiş ise de; 15.7.2011 tarihinde tebliğ edilen
ihtar üzerine verilen kesin süre içerisinde 20.7.2011 tarihinde ilan metninin Basın İlan Kurumuna teslim edildiği ve 22.7.2011 tarihinde de ilanın yerine getirildiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması 2013/22480-31977
nedeniyle bozulması ve işin esasının temyizen incelenmesi gerekir.
2- Dava vekalet ilişkisinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... 36. Noterliğinin 17.11.2003 tarih, 45297 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ... ve diğer bir kısım davalılara mirasen intikal eden aracın satışı için yetki vermiş, araç bu vekillerden Tümer tarafından ... 4. Noterliğinin 30.12.2003 tarihli sözleşmesi ile davalılardan ..., ... ve ...'a satılmış, satış bedelinin nakden ve tamamen ödendiği sözleşmeye açıkça yazılmıştır. Davacı, bu satıştan elde edilen paranın hissesine düşen kısmının kendisine davalılarca ödenmediğini ileri sürmüş, davaya cevap veren bir kısım davalılar husumetin yalnızca satışı vekaleten gerçekleştiren Tümer'e düşeceğini savunmuşlardır. Akit tarihinde yürürlükte olan BK.nun 392.maddesi hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermek ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmek, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamak zorundadır. İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı açıktır. Bu açıklamalar ışığında mahkemece yalnızca vekaleten satış işlemini gerçekleştiren ve satış sözleşmesinde bedeli nakden tahsil ettiği belirlenen davalı ...'ün sorumluluğu yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile satışa alıcı sıfatıyla iştirak etmiş temyiz eden davalıların da müştereken ve müteselsilen satış bedelinden sorumlu olduklarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
3- Bozma nedenine göre temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin, temyiz talebinin reddine ilişkin 12.8.2011 tarihli ek kararının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar ... ve ... lehine BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy