MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan dövize endeksli kredi kullandığını ancak kurun aşırı oranda yükselmesi nedeniyle ifa güçlüğü yaşadıklarını ileri sürerek, B.K 138. madde uyarınca hakimin sözleşmeye müdahalesi ile sözleşmenin günün koşullarına uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, AAÜT’ne göre hesaplanan 6.910 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Açılmış bir davada, taraflar aleyhine nispi oranda vekalet ücretine hükmedilebilmesi için dava konusu edilen veya reddedilen miktarın açık, belli veya belirlenebilir olması zorunludur. Eldeki dava, tüketici tarafından Tüketici 2013/22864-2014/39846
Mahkemesinde açılmış bir uyarlama davası olup, tüketici davacının harçtan muaf olduğu dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı kanunun 23/2 maddesinde ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/2 maddesinde de belirtilmektedir. Kaldı ki, açılan dava bir diğer yönüyle kullanılan dövize endeksli kredi nedeniyle kur artışından kaynaklanan ve tarafların iradesi dışında oluşan artış sonucu ortaya çıkan muarazanın giderilmesine de yöneliktir. Hal böyle olunca, davacının açtığı uyarlama davasının reddi nedeniyle davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri için geçerli bulunan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek reddedilen dava nedeniyle davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi gereğince 600 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, gerekçeli kararın hüküm bölümünde yer alan “6.910 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “600 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 24,30 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.