(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 404)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı ile imzaladıkları 11.09.2009 tarihli gayrimenkul tek yetkili satıcı sözleşmesine göre davalının, taşınmazının satışı için 120 gün süre ile kendisini yetkilendirdiğini, sözleşme gereği dava konusu daireyi M. E. adına hareket eden N.'e gösterdiğini, söz konusu dairenin M. E. adına satıldığını, ancak davalının satış bedelinin % 2'si olan hizmet bedelini ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın satımı için G... Gayrimenkulü temsilen davacı S.'la 11.09.2009'da tek yetki sözleşmesi imzaladığını, davacının ilerleyen zamanlarda G... Gayrimenkul'den ayrılarak 2010 yılı Ocak ayında S... D. Gayrimenkul Yatırım ve Pazarlama adı altında bir şirket kurarak faaliyete başladığını, G... Gayrimenkul'de çalışırken alıcı bulamayan davacının, taşınmazı kendisinin pazarlamak istediğini söylediğinde satıcı olarak kendisiyle ayrı bir sözleşme imzalamayacağını belirttiğini, davacının 22 Ocak 2010'da gelerek taşınmaza 245.000,00 TL ya alıcı bulduğunu belirterek bu tarihte kendisi ile Alım Satıma İlişkin Taraflar Arasında Cayma Akçesi Verilmesine Dair Sözleşme imzaladığını, bu sözleşme dışında davacıyla imzaladığı bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının başka bir firma ile yapılan sözleşmeye dayanılarak hak iddiasında bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait taşınmazın satımına aracılık ettiğini, tellallık ücretinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Tellallık sözleşmesini düzenleyen BK.nun 404/son maddesinde gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olmadıkça muteber olmayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu itibarla tellallık sözleşmesinin yazılı olması ve taraflarca imzalanması şarttır. Davacının, 11.09.2009 tarihli Satılık Gayrimenkul Tek Yetki Sözleşmesinde G... Gayrimenkul adına hareket ettiği anlaşılmaktadır. Davacı G... Gayrimenkul'ün sahibi olduğunu ispat edemediği gibi, bilahare düzenlenen cayma akçesi verilmesine dair sözleşmede cayma akçesini veren alıcı N. Ş.'in sözleşmede imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 66,00TL harcın istek halinde iadesine, 10.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy