MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak, sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ...geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile aralarında 08/01/2009 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, buna göre ... ilinde yapılan toplu konut alanında zemin kat bağımsız bölüm 10 numaralı yeri satın aldığını, ancak işyerinin davanın açıldığı tarihe kadar teslim edilmediğini, kira gelirinden mahkum kaldığını belirterek, sözleşmenin feshine, ödenmiş olan 13.500,00-TL peşinatın, 1.274,40-TL masrafın, 12.997,76-TL aylık taksitlerin ve 6.250,00-TL yoksun kalınan kira bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı Kurum’dan ihale sonucu iş yeri aldığını, ancak teslim süresi gelmesine rağmen iş yerinin kendine teslim edilmediğini, borç taksitlerini düzenli olarak ödediğini, iş yerinin teslim edilmemesi sonucunda kira bedelinden yoksun kaldığını belirterek, sözleşmenin feshi ile ödediği bedelleri ile yoksun kaldığı kira bedeli toplamı 2013/2668-31652
34.022,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Kurum, davacı ile aralarındaki sözleşmeye göre taşınmazın teslimi için davacının başvurması gerektiğini, davacının böyle bir başvurusu olmaması nedeni ile taşınmazın teslim edilmediğini, kendilerinin bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, “davacının sözleşme hükümlerine göre taşınmazı teslim almak için girişimde bulunması gerekmesine rağmen böyle bir başvuru yapmaması nedeniyle davanın reddine” karar verilmiştir. 1086 sayılı HUMK.nun (6100 sayılı 297 md) 388/son maddesinde, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince davacının talepleri arasında bulunan sözleşmenin feshi konusunda mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir. Ancak bu yönde bir karar ittihaz olunmamıştır. Mahkemece, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy