MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davanın birleştirilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin ihtiyacı olan 5685 ton ısınma amaçlı kömür alımına ilişkin 24.05.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, taahüt edilen kömürün teslim edilmesine rağmen ,teslim edilen 1951 ton kömürün sözleşmede belirlenen vasıflardan düşük olduğu ileri sürülerek sözleşmenin 53.2.6 maddesi uyarınca 10 iş günü içinde standarlara uygun olan kömürle değiştirilmesinin istendiğini, davalının standartlara aykırı belirlediği 1951 ton kömürü iade etmediği gibi 108.306,00TL tutarında teminat mektubunu paraya çevirirerek sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme şartlarına uygun vasıflarda kömür teslim edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL alacağının davalıdan tahsili ile 10.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Davaya bakan ...2.Asliye Hukuk Mahkemesince, davalı idarenin davacı olduğu... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/686 esas sayılı davası ile mahkemesindeki davanın sözleşmenin ifa yerinin...olması ve delillerin ... dosyasında bulunması, usul ekonomisinin sağlanması gerekçeleri ile birleştirilmesine, karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nın 166. maddesinde "Aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar,diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren,
2013/28069 - 2013/31870
bununla bağlıdır.Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. "hükmü bulunmakta olup, mülga HUMK.nun 45/son maddesinde de "davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" Hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olay incelendiğinde, eldeki davanın 13.06.2011 tarihinde açıldığı, birleştirilmesine karar verilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/686 esas sayılı dava dosyasının da 5.07.2011 tarihinde açıldığı, bu kez davalı idare davacı sıfatı ile bu dosyanın davacısı şirketten kömür alımı ile ilgili 24.05.2010 tarihli sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçeleri ile oluşan 492.522,00 TL hazine zararının tahsilini istediği, yargılama devam ederken davalı şirketin birleştirme talebinde bulunması üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine yazı yazılarak birleştirmeye onay istendiği ve akabinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 25.11.2011 tarihli yazı ile birleştirmeye onay verdiği,bu onay üzerine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesince bağlantı sebebiyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası ile kendi dosyasının birleştirilmesine 6.12.2011 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, eldeki davanın ilk açıldığı, sonradan açılan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyalarının ... 2.Asliye Hukukta Birleştirilmesine onay istemesi üzerine ve onay verildiğide dosyada sabit olduğundan, dava dosyasının ... 1. Asliye Hukuk mahkemesinde birleştirilebilmesi için gerekli kanuni koşulların oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek birleştirme talebinin reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy