MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, daha önce davalı şirket tarafından ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2011/864 esas sayılı dosyası üzerinden aleyhine açılan davanın kabul edildiğini, ne var ki uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşerek orada ikamet ettiğinden Türkiye'de mernis adresinin bulunmadığını, davada Tebligat Kanunu'nun 21. Maddesine göre yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek, yargılamanın iadesi ile ... 1. Tüketici Mahkemesine ait 2011/864 esas ve 2012/490 karar sayılı 3.7.2012 tarihli kararın ortadan kaldırılmasını, söz konusu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. ve devamı maddeleri gereğince, ancak kesinleşen davaya karşı yargılamanın iadesi talebinde bulunulabileceği, somut olayda ise yargılamanın iadesi talep edilen ... 1. Tüketici Mahkemesine ait 2011/864 esas ve 2012/490 karar sayılı davanın henüz kesinleşmediği" belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2013/30880-2014/32413
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup mahkemece, yargılamanın iadesi talep edilen ... 1. Tüketici Mahkemesine ait 2011/864 esas ve 2012/490 karar sayılı davanın henüz kesinleşmediğinden bahisle, başka bir ifade ile “yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı” gerekçesiyle esasa girilmeden dava usulden reddedilmiş olduğundan, davada kendisini vekille temsil eden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığınn giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (3) no'lu bendinin 2. Satırında bulunan (7.236,16 TL) vekalet ücreti miktarının karardan çıkarılarak, yerine (660,00 TL) vekalet ücreti miktarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 21.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy