MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekilleri avukat ..., avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, babasından kalan dava konusu taşınmazdaki hissesinin satışı için davalı ...'ya vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameye istinaden taşınmazı diğer davalı ...'a devrettiğini ancak satış bedelini ödemediğini ileri sürerek 60.000-TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 45.719,25 TL’nin 06.09.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararının gerekçe kısmında davacı tanığı ...’in ifadesinin yanlış özetlenmesi ve ... isimli bir tanık bulunmadığı halde bu kişinin ifadesine yer verilmesi maddi hataya dayalı olup, bu eksikliğin her zaman mahallinde giderilebilmesinin mümkün bulunmasına göre 2013/31706-2014/33185
davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 60.000-TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 45.719,25 TL’nin bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, reddedilen miktar üzerinden davalı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nin üçüncü kısmına göre hesaplanan 1.713,69-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK.’nun 370. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan karara 10. bent eklenmek suretiyle “Reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.713,69-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ya ödenmesine ” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 781,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy