... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.05.2013 tarih ve 2012/509 2013/245 sayılı hükmün Dairenin 18.9.2013 tarih ve 21544-21782 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, Yeni Mamak kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde davalının kendisine daire vermesi karşılığında arsasını davalıya devrettiğini,ancak sadece enkaz bedelinin ödendiğini,bina ve müştemilatların sözleşme tarihindeki Bayındırlık brim fiyatlarına göre değerinin ve yapı sınıfının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 1000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra talebini 20917 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, kararın dairemize onanmasına karar verilince davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 1000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,ıslah ile talebini 20917 TL.ye çıkarmış,mahkemece davanın kabulüne, 20917 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi 2013/31941-32151
gerekir. Dava konusu olayda davacı,dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla dava dilekçesinde talep edilen ve hüküm altına alınan miktardan dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden itibaren,ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir.Mahkemece, davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava, ıslah dilekçesi ile talep edilen kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bu itibarla kararın bu yönden bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakta davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, davalının değinilen yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile dairemizin 18.9.2013 gün 2013/21544-21782 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının hüküm bölümünün 1 numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davanın kabulü ile 20917 TL.nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 1000 TL.na dava tarihi olan 8.11.2012 tarihinden, bakiyesi olan 19917 TL.na 15.4.2013 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy