MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 26.12.2006 tarihli sözleşme ile davalıdan bir daire satın aldığını, sözleşme gereğince taşınmazın 31.8.2008 tarihinde teslim edilip bundan en geç bir yıl içinde iskanının alınacağının, aksi halde iskanın alınmadığı her ay için sözleşme bedelinin %0,25'i oranında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, iskanın halihazırda alınmamış olduğunu ileri sürerek 19.975$ cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeye dayalı olarak cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki, sonradan resmi şekilde devri gerçekleşen taşınmazın satışı için imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde teslim süresi ve iskanın alınma tarihi açıkça belirlenmiş, 7. maddede bu sürede iskan alınmaz ise cezai şart ödeneceği davalı tarafça taahhüt edilmiştir. Davacı 11.1.2010 tarihinde " satış sözleşmesinden doğan haklarım saklı kalmak kaydıyla" açıklaması ile daireyi teslim almış olup, iskan ruhsatının dava tarihi itibari ile alınmamış olduğu çekişmesizdir. Mahkemece ayıbın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içerisinde ihbarda bulunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
2013/3259 -2013/31978
Ne var ki; dava, ayıp iddiasına değil, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ifaya ekli cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup bu halde 4077 sayılı Kanundaki ihbar süresi işlerlik kazanmaz ve talep sözleşme tarihinde geçerli olan 818 sayılı TBK nın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı zarfında dava konusu edilebilir. Mahkemece bu husus gözetilip işin esasına girilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.