MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 17/04/2007 tarihinde davalı bankadan 320.000 İsviçre Frangı konut kredisi kullandığını, oluşan devalüasyon nedeniyle CHF'nin aşırı oranda arttığını, sözleşmedeki edimini ifada güçlük çektiğini, tarafından ön görülmeyen durumlar bulunması nedeni ile hakimin müdahalesini isteme hakkının doğduğunu ileri sürerek, aylık 3.496 CHF olan ödemenin 17/04/2007 tarihindeki kur oranlarına göre karşılığı olan 3.920 TL olarak sabitlenerek aylık taksitlerin bu oran üzerinden yapılmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini, MK 2. Maddesi gereği sözleşmenin yeni koşullara hak ve nesafet ölçüleri dikkate alınarak davacı için ifa edilebilir hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, AAÜT’ne göre hesaplanan 20.452 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2013/7494-2014/39840
2-Açılmış bir davada, taraflar aleyhine nispi oranda vekalet ücretine hükmedilebilmesi için dava konusu edilen veya reddedilen miktarın açık, belli veya belirlenebilir olması zorunludur. Eldeki dava, tüketici tarafından Tüketici Mahkemesinde açılmış bir uyarlama davası olup, tüketici davacının harçtan muaf olduğu dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı kanunun 23/2 maddesinde ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/2 maddesinde de belirtilmektedir. Kaldı ki, açılan dava bir diğer yönüyle kullanılan dövize endeksli kredi nedeniyle kur artışından kaynaklanan ve tarafların iradesi dışında oluşan artış sonucu ortaya çıkan muarazanın giderilmesine de yöneliktir. Hal böyle olunca, davacının açtığı uyarlama davasının reddi nedeniyle davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri için geçerli bulunan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek reddedilen dava nedeniyle davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi gereğince 600 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, gerekçeli kararın hüküm bölümünde yer alan “20.452 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “600 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 12.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.