MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı tarafından aleyhineipoteğin paraya çevrilmesiyolu ile takibe geçildiğini,ödeme emrinde 10.000, 00 TL asıl alacak 32.767,00 TL işlemiş faiz ve takip tarihindensonra işletilecek %57 oranında faiz talep edildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, ipotek senedinde herhangi bir faiz şartı olmamasına rağmen davalının faiz istediğini belirterek, işlemiş faizdendolayıborçlu olmadığının tespitine, takip tarihinden sonra işleyecek yasal faizin %57 den %9'a düşürülmesine ve davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/1325 esas sayılı icra dosyasında işleyen 32.767,12-TL faizden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, aynı dosyada işleyen faizin % 57'den %9'a düşürülmesine, davacı lehine davalı taraftan alınmak üzere % 20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-ÎİK 67/2 maddesinde takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan kanun hükmü uyarınca 2014/1014-31445
davalı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması daşarttır.Eldekidavada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir, ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1)numaralıbentteaçıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2)numaralı bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan "Davacı lehine davalı taraftan alınmak üzere %20 oranında tazminata hükmedilmesine" cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine "Şartları oluşmadığından davalıaleyhinekötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.