MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı servus şirketi arasında yapılan sunucu ve disk sistemi alım sözleşmesine göre dava dışı şirketin hakediş alacağı olan 948.435 dolar tutarındaki bedeli 05.11.2009 tarihli noter temlik sözleşmesi ile devraldıktan sonra bu temliknameyi davalıya 06.11.2009 tarihinde tebliğ ettiklerini,davalının 12.11.2009 tarihli cevabi yazısı ile dava dışı şirketin edimini yerine getirmesi halinde ilgili hakedişlerin ödeneceğinin bildirildiğini,ancak davalının temlike konu alacağın 466.333,85 TL kısmını ödemediğini, 14.09.2012 tarihli ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,kamu ihale mevzuatı bakımından temlikin geçerliliğinin kendilerinin muvafakatına bağlı olduğunu,davacının temlik bildiriminden sonra 12.11.2009 tarihinde temliki kabul ettiklerini, 11.11.2009 tarihinde düzenlenen faturalara istinaden 26.11.2009 tarihli 265.900 dolar ödemeyi temlik eden şirkete ödediklerini,alacağın temlikin kabulü tarihinden önce doğması itibariyle davacıya karşı sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile,Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4296 sayılı dosyasında davalının 17/10/2012 2014/11719-41022
tarihinde yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı aleyhine yaptığı icra takibinde, 466.333,85 TL asıl alacak,212.606,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 678.940,56 TL'nin avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, icra ödeme emrindeki talebe uygun olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğine göre işlemiş faize de faiz yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunun 104/son maddesi gereğince faize faiz yürütülemeyeceğinden mahkemece, asıl alacak üzerinden faiz yürütülmesi gerekirken işlemiş faizde dahil olmak üzere faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının birinci bendindeki “Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2012/4296 sayılı dosyasında davalının 17/10/2012 tarihinde yapmış olduğu itirazın iptaline,” cümlesinden sonra gelmek üzere aynen ”icra takip tarihinden itibaren sadece asıl alacak miktarı olan 466.333,85 TL'ye faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,” söz ve rakamlarının yazılarak kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.