MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile güvenlik hizmeti verilmesine ilişkin 2006 yılında sözleşme yaptıklarını, davalının işyerinde çalıştığı ve ücret alacakları ödenmediği için 37 işçi tarafından alacak davaları sonucu icra dosyalarına ödemeler yapmak zorunda kaldıklarını, davalının çalıştırdığı işçilerin ücretlerini ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek ödenen 38.672 TL.nin her bir ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile ödetilmesini istemiş, birleşen dava ile de 8 işçi için ödenen 13.047 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile asıl davada 31.499 TL.nin ödeme tarihlerinden yasal faizi ile davalıdan tahsile, birleşen dava için de 9.762 ,12 TL.nin 19.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yapılan özel güvenlik hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini ancak davalının çalıştırdığı işçilerin ücretlerini ödemediğinden açılan davalar sonucu mahkeme kararına istinaden işçilere ödemek zorunda kaldıkları ödemelerin davalıdan rücuan tahsilini eldeki dava ile talep etmiştir. Mahkemece, davacının ödediği icra giderleri ve vekalet ücretinden yarı oranında davalıya rücu hakkı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, iş kanunu kapsamında çalıştırılan işçilerin tüm işçilik alacaklarından davacı ile davalı müteselsil sorumlu ise de iç ilişkide, davacı sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinden , işçilik alacaklarının ödenmemesinde bir sorumluluğu bulunmadığından dava açılmasına ve aleyhine icra takibi yapılmasına sebep olmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenle davacı kurumun ödemek zorunda kaldığı yargılama giderleri ve vekalet ücreti vs.tutarlarının da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken , yanlış değerlendirme ile yazılı karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy