MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar ile aralarında hizmet sözleşmeleri olduğunu bu nedenle dava dışı işçinin kendisine karşı açtığı işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucu dava dışı işçiye 15.581,08 TL ödeme yaptığını, davalıların ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu bu nedenlerle yapılan ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, toplam 15.581,08 TL davacı alacağının 1.732,15 TL tutarındaki bölümünün davalılardan ... Hizmet Taahhüt Ltd. Şti, 1.541,99 TL tutarındaki bölümünün davalı ... Ltd.Şti, 7.424,68 TL tutarındaki bölümünün Mircan Taah.Ltd. Şti, 3.761,95 TL tutarındaki bölümünün Okyanus A.Ş, 1.120,32 TL tutarındaki bölümünün ise ... Sağ. Ltd. Şti' den 05/06/2012 gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davalıların her birinin sorumlu olduğu miktar ile sınırlı olmak üzere vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiş ise de 2014/16415-2014/38997
Davalıların asıl alacaktan müteselsilen sorumlu olmadıkları gibi ferilerinden de müteselsilen sorumlu olmaları mümkün olmadığından ve her bir davalının asıl alacaktan sorumlu olduğu miktar oranında ferilerinden de sorumlu olabileceği göz önüne alındığında hükmün 5. fıkrasında vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 370. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Mahkemece, alacağın 05.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmiş ise de dosyadaki havale dekontunun tarihinin 01.06.2012 olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda faizin başlangıç tarihinin 01.06.2012 tarihi olması gerektiğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 370. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 5.bendinde yer alan “müştereken ve müteselsilen” sözlerinin karardan çıkartılmasına, 3.bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. fıkrasındaki '05.06.2012' tarihi yerine '01.06.2012' tarihi yazılarak kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.