MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ...'un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenici şirket ile dava dışı arsa sahibi arasında imzalanan 31.05.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden 4 bloktan oluşan sitenin davalı şirket tarafından inşaa edildiğini, sitedeki eksikliklerin öncelikle arsa sahibi tarafından 2008 yılında.... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2008/644 D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini, eksikliklerin davalı tarafından giderilmemesi üzerine bu kez kendileri tarafından ... Tüketici Mahkemesi' ni 2010/61 D.İş. Dosyası ile tespit yaptırıldığını ve davalıya ihtarname gönderildiğini yine sitedeki blokların ortak alanlarında eksik ve ayıplı işlerin giderilmemesi üzerine 01.05.2011 tarihinde tüm kat malikleri adına yönetim kuruluna dava açma yetkisi verildiğini ileri sürerek şimdilik 200.000.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verlmesini istemiştir.
Davalı, görev ve esastan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 172.131.14.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, site yönetimi adına yönetici tarafından binadaki ortak bölümlerdeki ayıplı imalat ve eksik iş bedellerinin tahsiline ilişkindir. Diğer bağımsız bölüm maliklerinin, kat malikleri kurulu kararı ile de olsa yöneticiye yetki vermesi ve yöneticinin kat malikleri adına dava açması hukuken mümkün değildir. Bu şekilde açılan davaya muvafakat vererek taraf teşkili sağlanması da mümkün değildir. Bu tür davaların bizzat kat malikleri tarafından açılması gerekir. Ancak, aynı zamanda kat maliki de olan yönetici kendisine ait bağımsız bölümdeki ayıplı imalat ve eksik iş bedeli ile ortak yerlerdeki eksik iş ve ayıplı imalatların bedelinden tapudaki arsa payına düşen kısmın tahsilini talep edebilir. Hal böyle olunca mahkemece, yöneticinin kat maliki sahibi olup olmadığının tespit edilerek kat maliki olduğu takdirde kendi taşınmazı nedeni ile hissesine düşen bölümü yönünden arsa payı oranında talebe hakkının olduğu kabul edilmeli, diğer hisseler yönünden davacı yöneticiliğin dava açma ehliyeti bulunmadığından, husumet nedeni ile davanın reddine, yöneticinin kat maliki olmadığının tespiti halinde davanın tümden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Aksi düşüncelerle tüm taşınmaz yönünden işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.930,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy