MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten tıbbi malzeme satın aldığını düzenlenen taahhütnameli dönemdeki alımlarda fazla fiyatla satış yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek 377.366 dolar fiyat farkının ödeme tarihlerinden en yüksek faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 377.366 doların ödeme tarihindeki kur karşılığının en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tıbbi malzeme satışı nedeni ile oluşan fiyat farkının ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, gerekçede, temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu bu nedenle faiz başlangıcının dava tarihinden başlatılacağı açıklandıktan sonra, hüküm kısmında faiz başlangıcı konusunda bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde faiz başlangıcının hüküm kısmında belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
2014/1927-2014/31417
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. Bent 2. Parağrafındaki "dava konusu alacağa" ibaresinden sonra "dava tarihinden itibaren" sözlerinin eklenmesine, mahkeme kararının bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.