MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıdan ev satın aldıklarını, ev taksiti artış oranın sözleşmenin 2.2.maddesi gereğince bir önceki altı aylık dönemdeki memur maaş artış oranı, ÜFE VE TÜFE artış oranından düşük olanına göre belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak belirlendiğini ve düşük olan memur maaş artış oranın uygulanması gerekirken TÜFE endeksi uygulanarak fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 1.000.00'er TL'nın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, ev taksit artışının sözleşmeye göre doğru olarak hesaplandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ev taksitlerinin sözleşme gereğince daha düşük miktarda olan memur maaş artışı oranına göre belirlenmesi gerekirken TÜFE endeksine göre belirlendiği ve fazladan haksız tahsilat yapıldığı iddiasıyla belirsiz alacak davası açarak 1.000.00'er TL'sının tahsilini istemişler, davalı hesaplamanın doğru olduğunu savunmuş olup mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ...'dan 1.074.75 TL Mehmet'ten ise 1.158.81 TL fazla tahsilat yapıldığı, dava tarihi gözetildiğinde miktar itibariyle Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunluluğu bulunduğu ve görevin THH'ne ait olduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup 2014/19279-35252
uyuşmazlık altı aylık dönemlerdeki taksit artış oranının neye göre yapılması gerektiği hususuna ilişkin olduğuna göre dava tarihi ve miktar itibariyle Tüketici Hakem Heyetine başvurunun zorunlu olduğundan söz etmek mümkün değildir. Dava konusu uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesinin bakması gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, dava konusu uyuşmalığa bakmakla görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy