MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının eşine ait taşınmazın satışı için davalı ile komisyon sözleşmesi yaptıklarını, ilan verip alıcı bulup anlaşma sağlandığı halde, davalının tapuya gelmeyip ve satıştan vazgeçtiğini, sözleşmeye göre komisyon ücretinin satış bedelinin % 3'ü olduğunu, geçerli bir sebep olmaksızın satıştan vazgeçen tarafın satış bedelinin % 6'sı oranında cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını bildirerek, komisyon bedeli ve cezai şartın tahsili için başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddinde karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde, cezai şart alacağı dışındaki davacının komisyon bedeli üzerinden davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yargılama gerektiğinden bahisle bu kalem istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının, icra inkar tazminatının reddine ilişkin 3.bendinin son cümlesinin silinerek yerine, “% 3komisyon bedeli olan 3000 TL üzerinden % 40'ı oranında 1.200 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 338,84 TL harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 24,30 TL harcın davacıya, iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.