MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin .... ..... ..... ada ..... parselde inşa edeceği “....” isimli projeden 17.02.2011 tarihli sözleşme ile 90.000-TL'ye bir daire satın aldığını, sözleşme gereğince davalıya 24.500-TL ödeme yaptığını, kalan bakiye için senet tanzim ederek verdiğini, ancak davalı şirket temsilcisinin gönderdiği e-mail ile haklı bir sebebe dayanmadan sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalı şirketin 186 daire için yapı ruhsatı almasına rağmen 585 adet daire sattığını, senetlerin ve ödenen bedelin iade edilmediği gibi elde edeceği kardan mahrum kaldığını ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek ödediği 24.500-TL 'nin e-postada davalı tarafından taaahüt edilen kar oranı ile birlikte en yüksek mevduat faizi ile iadesini, mahrum kaldığı kar oranının belirlenerek şimdilik 2.000-TL nin iadesini, 25.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve 65.504-TL miktarlı senet bedellerinin davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kötüniyetli olduğunu, davalı şirketin eski çalışanı ve satış müdürü olduğunu, tüm projeyi ve detaylarını bildiğini, satış sözleşmesinde satıcı sıfatıyla ve alıcı sıfatıyla imza attığını, taşınmazı kendi kendine sattığını, inşaatın fiilen yapılmasının imkansız hale geldiğini, mücbir sebeplerden kaynaklandığını, munzam zarar talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından konut bedeli olarak davalıya ödenmiş olan 24.500-TL ve mahrum kalınan kira bedeli olarak bilirkişi tarafından belirlenmiş olan 2.450- TL'den davacının talebi gibi 2.000-TL'nin sözleşmenin davalı yanca feshedildiği 12.04.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile ve takdiren 2.500-TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı tarafça gönderildiği ikrar edilen 13.04.2012 tarihli e-mailde sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen paraların %10 getiri ile iade edileceğinin belirtilmesi karşısında davacının mahrum kaldığı bu kar oranını talep etmesinde bir isabetsizlik bulunmasa da bu kalemin kısa karar ve gerekçeli karar da talep konusu olmayan “mahrum kalınan kira bedeli” olarak yazılmasının maddi hata niteliğinde bulunmasına ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58.maddesi (eski Borçlar Kanunu 49.md)’dir. TMK.nun 24.maddesi "Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına her türlü saldırı hukuka aykırıdır." Manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Burada kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. Somut olayda davacının şahsiyet haklarına bir saldırının bulunmadığı açıktır. Mahkemece olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tümüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy