MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan hibe sözleşmesine göre davalıya 34.825,5 TL ödeme yaptıklarını,sözleşmeye göre ekipmanların 2 yıl süre ile değiştirmeme kuralına aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek ödenen 34.825,5 TL'nin hakkın doğum tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını,araziler nedeniyle oluşan husumetten dolayı can güvenliği sebebiyle evini taşımak zorunda kaldığını,haklı nedenle kaldırılması nedeniyle bağışlamadan rucu edilemeyeceğini,ayrıca sözleşmenin 12. maddesine göre fesih ihtarının yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece hemdavacı tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığının 16.02.2010 tarihinde öğrenilmesine rağmen BK 246. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı,ayrıca sözleşmenin 12. maddesine uygun olarak fesih işlemi gerçekleştirilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında basınçlı sulama projesi tesisi makine ve ekipman alımlarının desteklenerek bir kısım maliyet bedelinin davacı tarafından karşılanmasına ilişkin davacı kurum ile davalı arasında 26.09.2008 tarihli sözleşmenin yapıldığı,bu sözleşmenin “sözleşmenin yürürlük tarihi ve süresi” başlıklı 2.2. bendinde sözleşmeye konu mal alımının en geç 26.12.2008 tarihine kadar tamamlacağının düzenlendiği,davalı tarafından sözleşmedeki bu düzenlemeye uygun olarak 19.12.2008 tarihinde mal alımının tamamlanarak taşınmazı üzerine sulama tesisatının kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin 8.2. Maddesinde “ Yatırımcı, bu Hibe Sözleşmesi kapsamında sağlanmış makine ve ekipmanın mülkiyeti ve amacını proje bitiminden en az 2 (iki) sene sonrasına kadar değiştirmeyecektir. Bu husus ilgili ruhsat veya diğer mülkiyet belgesine şerh edilecektir.” ve 8.3.maddesinde “Eğer Yatırımcı Tarım İl Müdürlüğünün yazılı onayını almaksızın bu yükümlülüğünü yerine getirmez ise, Tarım İl Müdürlüğü, KKYDP kaynaklarından Yatırımcı'ya ödenmiş kaynakları yasal faizi ile birlikte geri alabilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı,sözleşmedeki bu düzenleme itibariyle sözleşmenin süresinin 2 yıl olmasının kararlaştırıldığı,sözleşme süresi içinde davacı kurum yetkilileri tarafından mahallinde yapılan 16.02.2010 tarihli denetimde sulama tesisatının mahallinde bulunmadığının tespit edildiği,ancak davacının sözleşmenin 12.1.a maddesindeki usule uygun olarak davalıya edimini ifa etmeye devam etmesi için 20 iş günü süre tanınmasına dair gönderilmiş bir ihtar yazısı ve fesih bildirimi bulunmadığı anlaşılmaktadır.Taraflarca usulüne uygun olarak yapılmış bir fesih bildirimi bulunmadığına göre sözleşme süresi sonu olan 19.12.2010 tarihine kadar sözleşmenin ayakta olduğunun kabulü gerekir.Sözleşme taraflar arasında yürürlükte olması nedeniyle davalının sulama tesisini sözleşme süresi sonuna kadar yeniden mahalline tesis ederek sözleşmenin 8.2 maddesine uygun hareket etme imkanı bulunmaktadır.Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme feshedilmediğine göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 19.12.2010 tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin bir yıllık yasal süre içinde kaldığı ve davacının sözleşmenin 8.3. maddesi gereğince davalıya yapılan ödemeyi dava tarihi itibariyle geri talep edebileceğinin kabulü gerekir.Hal böyle olunca mahkemece sözleşmenin 8.3. maddesine göre ödenen bedeli talep edebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy