MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 18.02.2011 tarihinde 2.400,00 TL, 18.03.2011 tarihinde 2.300,00 TL olmak üzere toplam 4.700,00 TL borç parayı havale yoluyla gönderdiğini ve geri ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi yaptığını, takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile herhagi bir bağlantısı olmadığını, serbest muhasebecilik yaptığını ve mükellefi olan Şevki Sarıçimen için kendi adına kredi çektiğini, davacının da iş ilişkisi içerisinde olduğu Şevki Sarıçimen'in bu kredi borcunun taksitlerinin ödenmesi için kendisine para gönderdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 4.700,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve davacı lehine asıl alacağın % 20'si oranında inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya banka havalesi ile borç para yolladığını ancak geri alamadığını iddia etmiş, davalı ise bu paranın dava dışı Şevki Sarıçimen için çekmiş olduğu kredi taksitlerinin ödenmesi için yollandığını savunmuştur. Mahkemece, davalının yaptığı savunma ile ispat yükünü üzerine aldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı savunmasında, borcu kabul etmemiş ve gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan havale makbuzunda gönderilen paranın borç verildiğine dair herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. İspat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca; mahkemece, bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirmeyle davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 80,30 TL harcın istek halinde iadesine, 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.