MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat Burcu Kolburan ile davacı ... vekili avukat Arzu Koyuncu'nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yeşilbahçe, Çağlayan ve Sigorta kapalı pazarlarına ilişkin işgaliye ücretlerinin davalı tarafından toplanarak yatırılmasına ilişkin protokoller yapıldığını, davalının süresinde ve bir kısım bedelleri yatırmadığının tespit edilmesi üzerine 19.01.2010 tarihli encümen kararı ile belediye tarafından toplanmasına karar verilerek 01.20.2010 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini,bu kapsamda;Çağlayan pazarına ilişkin 2008 yılı 6. ayından 14.02.2010 tarihine kadar olan dönem işgaliye bedelleri olarak 76.317 TL, Yeşibahçe pazarına ilişkin pazarın açıldığı 02.01.2008 tarihinden 10.02.2010 tarihine kadar olan dönem işgaliye bedelleri olarak 124.331 TL,Sigorta pazarına ilişkin pazarın açıldığı 26.03.2008 tarihinden 07.02.2010 tarihine kadar olan dönem işgaliye bedelleri olarak 469.710 TL olmak üzere toplam 670.358 TL işgaliye bedelinin ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesine göre işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2014/26-36006
Davalı savunmasında, 2464 sayılı yasanın 52. maddesindeki emredici hükme göre işgaliye bedellerini toplamakla davacının yetkili olduğunu bu yetkinin devrine ilişkin protokolün geçerli olmadığını,ayrıca söz konusu bedellerin hizmet makbuzu karşılığı esnaftan tahsil edildiğini,bu bedelin içinde elektrik,su vs giderlerin de olduğunu ve protokol kapsamında davacıya ödemeler yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 447.148,03 TL'nin 01.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, taraflar arasında imzalanan porotokoller gereğince ödenmeyen işgaliye ücretlerin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının talebinde haklı olduğu ve encümen kararının uygulanmasına ilişkin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 01.02.2010 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafından gönderilen ihtarda, geçmiş dönemlere ilişkin işgaliye bedellerinin tahsili için yasal işlemler başlatıldığı,protokollerdeki taahhütlerin eksik yerine getirilmesi nedeniyle encümen kararı ile işgaliye bedellerinin belediye tarafından toplanmasına karar verildiği bildirilmiş olup,ödenmesi gereken miktara ilişkin herhangi bir bedel talep edilmemiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname içeriğinde dava konusu talep edilen miktara ilişkin herhangi bir açıklamanın olmadığı gözetildiğinde söz konusu ihtarnamenin davalıyı temerrüde düşürür nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken,yazılı şekilde ihtarname tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekir.
2014/26-36006
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının hüküm başlıklı bölümünün 1 nolu bendindeki “01.02.2010 tebliğ tarihinden itibaren ”ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine aynen “dava tarihinden itibaren” ibaresinin yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy