MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Projesi çerçevesinde davalıyla imzaladığı sözleşme gereği toplam 250 m2 imar parselli arsasını davalıya devrettiğini, bunun karşılığında 1. Etap Konut Adalarında üretilecek konutlardan hak sahibi olacağının kararlaştırıldığını, kendisine T9-3B blok tipli 1 nolu dairenin tahsis edildiğini, davalı tarafından konut verilecek alan olarak 1. Etabın gösterildiğini, ancak davalının 1. etap öncelikli proje alanı olarak belirlediği mahallin tamamını kur'aya açmayarak sadece belli bölgelerle sınırlı olarak kur'a çekme imkanı verdiğini, en iyi konumdaki blok ve dairelerin kur'aya dahil edilmediğini internetten öğrendiğini, davalının değeri oldukça düşük bütün kot, çatı katı ve zemin katları kur'aya dahil ederken normal katlardaki birçok daireyi kendi uhdesinde bıraktığını, kendisine kazan dairesinin bitişiğinden daire verdiğini, eksik ve ayıplı ifanın sözkonusu olduğunu ileri sürerek, çeklen kur'aların sadece kendisi yönünden iptaline, öncelikle 1. Etaptan, olmadığı takdirde diğer etaplardan vaadedilen vasıflara uygun aynen ifa ile davalının mahkumiyetine, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya terk ettiği konut alanı ile tahsis edilen konut alanı arasındaki değer farkının tespit edilerek 20.000,00 TL kötü ifa tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 75.000,00 TL ya yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, keşif sonucu alınan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacıya tahsis edilen konutun 1. Etapta olmadığı gibi, davacının kendi arsasının bulunduğu mevkide de olmadığı, sözleşmede şerefiye payı alınmayacağı belirtilmesine rağmen bahçe katı dairelerin de kur'a dahil edildiği gerekçesi ile aynen ifa olanaklı olmadığından davacıya tahsis edilen daire ile 1. etaptan verilmesi gerekli daire arasındaki bedel farkı olan 75.000,00 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacıya tahsis edilen konutun 1. Etapta olmadığı gibi, davacının kendi arsasının bulunduğu mevkide de olmadığı, sözleşmede şerefiye payı alınmayacağı belirtilmesine rağmen bahçe katı dairelerin de kur'a dahil edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların serbest iradesi ile imzalanan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan sözleşme hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olup, uyuşmazlığın da bu kapsamda çözümlenmesi gerekir. Taraflar arasında imzalanan 13.12.2005 tarihli imarlı arsa sözleşmesinin ... Büyükşehir Belediyesinin Taahhütleri başlıklı maddesinin A bendinde davalı belediyenin hak sahibi adına 1. etap konut adalarında üretilecek 100 m2 lik bir adet daireyi anahtar teslimi vermeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle sözleşmede; davalı belediyenin, bodrum kat, bahçe katı ve çatı katlarının kur'aya dahil edilmeyeceğine dair açık bir taahhüdünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, .... Etap Öncelikli Proje Alanının tamamının 1. etaptan oluştuğu, 1. etabın kendi içinde bölgelere ayrıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 5.123,25 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.