MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum aleyhine açmış olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2011 tarih 2010/292 esas ve 2011/313 karar sayılı dosyası ile yapılan yargılaması sonunda 50.000 TL’lik alacak davasının lehine sonuçlandığını, bu davada faiz talebinde bulunulmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılan davada talep edilmeyen faiz alacağı tahsiline yönelik dava açmak zorunda kaldığını beyanla hüküm altına alınan 50.000,00 TL'nin haksız tahsil tarihi olan 31.05.2010 tarihinden dava tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faiz alacağı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Islah ile bu talebini 11.564,38 TL ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 11.564,38 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2011 tarih 2010/292 esas ve 2011/313 karar sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 50.000 TL asıl alacağın fer’i niteliğindeki faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 50.000 TL’nin davacıdan haksız olarak tahsil edildiği tarih olan 31.5.2010 tarihinden, kesintinin icraen iadesinin sağlandığı 24.12.2012 tarihleri arasındaki 938 gün için bilirkişi raporu ile hesaplanan 11.654,38 TL yasal faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki mahkemece, faiz başlangıç tarihi ile faiz bitiş tarihinin doğru olarak gösterilmediğinden yanlış hesaplamaya dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2011 tarih 2010/292 esas ve 2011/313 karar sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 50.000 TL asıl alacak yönünden, dava ve ıslah tarihlerinden önce temerrüde düşürdüğü ispat edilemediğine göre, mahkemece hükmedilen 50.000 TL’lik alacak miktarının, dava dilekçesi ile talep edilen (6.500,00 TL) miktarına dava tarihinden, ıslahla talep edilen (43.500,00 TL) miktarına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, temerrüt gerçekleşmediği halde haksız kesinti tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabet bulunmamaktadır. Diğer yandan davacı 50.000 TL’lik ilama dayalı alacağını, ....İcra Müdürlüğünün 2011/12711 esas sayılı takip dosyası ile mahkeme ilam tarihi olan 22.9.2011 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin de tahsili için takip başlatmıştır. Bu durumda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz alacağı hesaplanırken, mahkeme ilam tarihi olan 22.9.2011 tarihinden sonraki sürenin de hesaba dâhil edilmesi mükerrer faiz tahsiline yol olacak şekilde karar verilmiştir. Başka bir anlatımla, hükme esas bilirkişi raporunda faiz başlangıç ve bitiş tarihleri yanlış değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. O halde, faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıklanan hususlarda açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmak ve böylece hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy