... vekili avukat ... ile ... Spor Kulübü vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/119 2012/398 sayılı hükmün Dairenin 27.02.2014 tarih ve 2013/7750 2014/5422 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, futbolcu olduğunu,davalı klüple 21.01.2011 başlangıç 31.05.2011 bitiş tarihli pofesyonel futbolcu geçici transfer sözleşmesinin imzalandığını,sözleşmeden doğan muaccel alacaklarının tahsili için Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna alacak davaları açtığını,bu davalar derdest iken Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun mecburu görev ve yetkisinin ihtiyari hale getirildiğini, davalarının işlemden kaldırıldığını, davalı kulüpten alacağı nedeniyle icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesine rağmen herhangi bir tahsilat yapamadığını,Futbol Federasyonunun Transfer Talimatnamesinin 12. maddesi uyarınca, kulüplerin yeni transfer ettiği futbolcuların lisanslarının çıkartılabilmesi ve kulüplerde oynayabilmeleri için tüm borçlarını ödemek zorunda olduklarını, aksi halde transfer yasağı bulunduğunu, ancak, transfer yasağının değerlendirilebilmesi için de kesinleşmiş mahkeme kararının zorunlu bulunduğunu, bu nedenlerle 101.848 TL' alacağının 63.718,05 TLsinin 20.05.2011 temerrüt tarihinden, 38.129,95 TL lik kısmı için ise 17.06.2011 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu alacağın icra takibine konu edildiğini ve takibin kesinleştiğini,açılan davanın mükerrer tahsilata yönelik olduğunu,davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, karar onanmış, davacı bu kez karar 2014/28772-32629
düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalı kulüpten olan alacağı nedeniyle icra takibe geçtiğini, ancak, tahsilat yapılamadığını, alacağının futbol oyuncusu olması nedeniyle davalı kulüple yaptığı sözleşmeden kaynaklandığını, Futbol Federasyonun transfer talimatnamesinin 12. maddesi uyarınca, kulüplerin yeni transfer ettiği futbolcuların lisanslarının çıkartılabilmesi ve maçlarda oyanayabilmeleri için borçlarının ödenmesi gerektiğini, ancak bu halde transfer yapabileceklerini, bunun içinde mahkeme ilamına gerek bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, Davacı'nın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3750 sayılı takip dosyası ile 26.10.2011tarihinde sözleşmeden doğan alacağı için icra takibi başlatıldığını,davalı tarafın dava konusu miktarda borcu kabul ettiği,kabulün kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu,davalının bundan sonra menfi tespit ve istirdat dava açma hakkının ortadan kalktığı alacak hükmünün transfer yasağına neden olmayacağı,kesinleşmiş icra takibi nedeniyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hukuki yarar dava şartı olup, 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 114. maddesinde, " 1-(h) bendinde de davacının dava açmakta hukuki yararı bulunması dava şartı olarak belirlenmiştir. HMK.nun 115. maddesinde ise, Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkemece, dava şartı noksanlığının tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi bulunmaktadır.Öte yandan Davacının, bir davayı açmakta hukuki yararı(menfaati) bulunmalıdır.Buna,hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir.Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma (himaye) istemesinde korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka davacının dava açmakta hukuki bir yararının da bulunması gerekmektedir. Dava açma hakkı hukuki yarar ile sınırlıdır. Hukuki yarar HMK ile düzenlenmiş olup, Yargıtay'ın HMUK.nun yürürlükte bulunduğu dönemlerde de hukuki yararın dava şartı olduğu benimsenmiş ve bu yönde kararlar yerleşmiştir. (HGK.nun 10.1.1968 tarih ve 8/1083-3 sayılı kararı) (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu II. Cilt sh. 1363-1364) Diğer yandan Davacının dava açmaktaki hukuki yararının, korunmaya değer bir yarar olması gerekir. Dava edilen alacak miktarının çok az olması halinde de, davacının dava açmakta korunmaya değer bir hukuki yararı (kural olarak) vardır. Ayrıca hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır. Ilerideki bir yarar için dava açılamaz. ... davalarında da, hukuki yararın varlığı asıldır. (age. Sh 2014/28772-32629
1365-1368)
Öte yandan, davacı'nın alacağının transfer sözleşmesinden kaynaklandığı ve ödenmeyen alacağına ilişkin olduğu, alacağının tahsili içinde takibe geçtiği, takibin kesinleştiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf, takibin kesinleşmediğinden söz etmemektedir. Ayrıca alacağın niteliğinin de genel mahkemelerin görevine girdiği anlaşılmaktadır. Futbol Federasyonunca yayımlanan Profesyonel FutbolcularınStatüsü ve Transfer Talimatnamesinin 12. maddesinde; "(1) Kulüplerin transfer ettikleri futbolcuların sözleşmelerinin tescilini talep ederken, TFF'ye, kulüplere,futbolculara, teknik adamlara, sağlık personeline,lisanslı futbolcu temsilcilerine ve lisanslı müsabaka organizatörlerine TFF Yönetim Kurulu ile diğer kurularının ve mahkemelerin verdiği kesinleşmiş kararlarından kaynaklanan borçlarının ödendiğine veya alacaklılar tarafından transfere muvafakat edildiğine dair belgeyi ibraz etmeleri zorunludur (2) TFF'ye kulüplere ve futbolcu temsilcilerine kesinleşmiş borcu olan futbolcuların, vize işlemleri ya da yeni bir sözleşme imzalamaları halinde sözleşmelerinin tescili için borçlarını ödemiş olmaları ya da alacaklıların yazılı muvafakatları şarttır.(3) Para alacağına ilişkin kesinleşmiş kararların transfer yasağı sonucunu doğrubilmesi için alacakların TFF'ye bu yönde bir yazılı talepte bulunması şarttır. (4) Transfer yasağına maruz kalan borçlular, alacaklılarının para alacaklarına ilişkin kesinleşmiş kararları, cebri icra organları nezdinde takip etme yoluna gittiklerini bu durumu teyit eden resmi belgeleri ile birlikte TFF'ye yazılı olarak bildirdikleri taktirde bu alacaklar transfer yasağına neden olmaz ve alacağa ilişkin karar TFF tarafından infaz edilmez. Alacaklıların icra takibinden feragat etmeleri de bu sonucu değiştirmez" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, Kulüplerin yeni transfer ettikleri futbolcuların tescilini talep edebilmeleri için muhtelif borçların ödendiğine veya alacaklılar tarafından transfere muvafakat edildiğine dair belgeyi ibraz etmeleri ve para alacağına ilişkin kararların transfer yasağı sonucu doğurabilmesi için alacaklıların TFF'ye bu yönde bir yazılı talepte bulunmaları şartı zorunluluğu getirilmiştir. Bu düzenlemeyle kulüplerin mali durumlarının kontrol altında tutulması amaçlanmış ve borçların ödenmeden yeni transfer yapılmaması benimsenmiştir. Ancak transfer yasağının konulabilmesi için de mahkeme kararı öngörülmüştür.
Somut olaya dönülecek olursa, davacı her ne kadar alacağının tahsili için icra takibine girişmişse de, bu yönde 2014/28772-32629
bir tahsilat yapılamadığı için eldeki bu davayı açmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının transfer yasağını sağlamak amacıyla mahkeme ilamı almasında hukuki yararı bulunmaktadır. Zira alacağı bu ilam ile transfer yasağı konulmasını sağlayacak ve kulüp transfer yasağını kaldırabilmek için de varsa borcu ödeyecektir. Öyle olunca mahkemece davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmeli ve esasa girilip değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde ve hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi hatalı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak kararın bozulması gerekir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 27.02.2014 gün 7750-5422 sayılı kararının kaldırılarak Mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.