... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/06/2013 tarih ve 2012/50-2013/234 sayılı hükmün Dairenin 09.04.2014 tarih ve 2013/30331-2014/10820 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya kendisi adına Türkiye'de gayrimenkul almak için 57.300,00 USD verdiğini," ..." başlıklı belge ile davalının 31.08.2011 tarihine kadar taşınmazı teslim etmez ise alınan parayı hesaba yatıracağını kabul ettiğini, ancak taşınmazın devredilmediği gibi alınan paranın da iade edilmediğini ileri sürerek,01.01.2012 tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faiz oranında faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,davanın kabulü ile 57.300,00 USD'nin fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif döviz satış kuruna göre TL karşılığının 01.01.2012 tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, dairemizin 9.4.2014 gün ve 2013/30331 esas,2014/10820 karar sayılı ilamı ile onanmış,davalı taraf bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Davacının dava açılmadan önce davalıyı usulüne uygun ihtar çekerek temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat edilmediği dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi mahkemenin gerekçesinde de açıkça davalının davacıya herhangi 2014/29219-39385
bir ihtarının bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Kaldı ki taraflar arasında düzenlenen belgenin sözleşme niteliğinde ve %3 kesinti içerdiği de gözönüne alındığında, kararlaştırılan vadenin kesin olmadığı, buna rağmen mahkemece faiz başlangıcının sözleşme tarihinden bir gün sonrası 1.1.2012 olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken,sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından,davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine,(2) numaralı bent uyarınca,davalının belirtilen karar düzeltme itirazının kabulü ile dairemizin 9.4.2014 gün ve 2013/30331 esas,2014/10820 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına,mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci fıkrasındaki,"...01/01/2012 ... " rakamlarının çıkarılarak, yerine aynen " ..dava.. " kelimesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy