MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı ..., davalının faturaya dayalı icra takibi yaptığını, davalının akdi ilişkiyi ispatlaması gerektiğini, mal alımlarına dair yasal mevzuat hükümleri gereği düzenlenmesi gereken belgelerden hiçbirinin düzenlenmediğini, faturalarla ilgili herhangi bir teknik rapor veya muayene raporunun düzenlenmediğini, Taşıt İşletme Şube Müdürlüğü ambarına giriş kaydının da bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yemin teklif edilenlerin beyanları esas alınmak suretiyle davacının, davalı ve davalı mahiyetinde olan esnaflardan açık hesap üzerine gerekli olan araç ve gereçleri davacı kurumun kendi elemanlarının, amirlerinin bilgisi dahilinde alarak teklif fişi düzenlemek suretiyle alışveriş yaptıkları, daha sonra davacının 6 aylık bütçesi üzerinden ödeme yapıldığı ancak davaya konu edilen eşyaların davalı taraftan bizzat amirlerinin bilgisi dahilinde ilgili şahıslar tarafından alınmak suretiyle davacı idarenin araçlarında ve makinelerinde kullanılmasına rağmen davalı ödemesinin yapılmadığı, davalının da alacağına ilişkin fatura düzenlemek suretiyle icra takibi başlattığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı ve MK 2 maddesi gereği kötü niyetli olarak bu davayı açtığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının faturaya dayalı icra takibi yaptığını, mal alımına dair yasal mevzuat hükümleri gereği düzenlenmesi gereken belgelerden hiçbirinin düzenlenmediğini, davalının akdi ilişkiyi ispatlaması gerektiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini istemiş; davalı, davacı rektörlüğün bölgedeki en önemli müşterilerinden biri olduğunu, mal teslimine ilişkin belgelerde imzası bulunan kişilerin rektörülüğün çalışanları olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş; mahkemece teklif fişlerinde imzası bulunanların yeminli beyanları doğrultusunda, davacı kurumun kendi elemanlarının, amirlerinin bilgisi dahilinde alarak teklif fişi düzenlemek suretiyle alışveriş yaptıkları, daha sonra davacının 6 aylık bütçesi üzerinden ödeme yapıldığı ancak davaya konu edilen eşyaların davalı taraftan bizzat amirlerinin bilgisi dahilinde ilgili şahıslar tarafından alınmak suretiyle davacı idarenin araçlarında ve makinelerinde kullanılmasına rağmen davalı ödemesinin yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, fatura tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, takibe konu faturada teslim alan kısmında isim ve imza bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece teklif fişlerinde imzası bulunan kişilerin yeminli beyanları göz önüne alınarak karar verilmiş ise de; teklif fişleri, davacı rektörlük ile davalı arasındaki akdi ilişkiyi ispata yeterli olmadığı gibi, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket, fatura konusu malların alımına dair davacıyla sözleşme yaptığını ve fatura konusu malları davacı rektörlüğe teslim ettiğini yasal delillerle ispat edememiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy