MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı spor kulübü ile Profesyonel Futbolcu sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede aylık ücret ile maç başı ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmede yer almayan 15.000 TL peşinat ödemesinin yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye konu alacakların tahsili amacıyla davalıya yapılan ihtara rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, ayrıca hakkında uygulanan para cezalarının dayanağı ceza yönergesinin kendisine tebliğ edilmediğini ve yerinde olmadığını ileri sürerek; 21.571,41 TL alacak ile 6.123,60 TL fesih tazminatının davalıdan tahsiline ve 11.000 TL para cezasına ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmeye göre doğan 28.678 TL borca karşılık 21.500 TL ödeme yaptıklarını, ayrıca davacıya verilen 6.000 TL para cezasınında mahsubu ile kalan borçlarının 1.178,09 TL olduğunu, davacının ödeme ihtarı üzerine bu miktarın davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının sözleşmede belirlenmemiş olan peşin ücret alacağı talebinin hukuki temelinin bulunmadığı, davalının yaptığı ödemeler ile tespit talebine konu para cezalarını inceleme yetkisinin TFF disiplin kuruluna ait olması nedeniyle iptal edilmeyen para cezalarının mahsubu halinde bakiye davacı alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında yapılan Profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi nedeniyle doğan davacı alacağı ile sözleşmenin feshinden kaynaklanan fesih tazminatının tahsili ve sözleşmeye dayalı olarak davalı kulüp tarafından davacı aleyhine düzenlenen para cezalarının iptali istemine ilişkindir.
16.5.2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun bu hususa ilişkin 5. maddesinde ilk derece hukuk kurulları başlığı altında Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Disiplin kurulları, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulunun oluşturulduğu, aynı maddenin ikinci bendinde “İlk derece hukuk kurulları kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkilidir.” şeklinde düzenlemeye yer verilerek, ilgili kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmeyerek, bu düzenleme TFF ana Statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir.
5894 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra TFF Ana statüsünün 56. maddesinde 21.7.2011 tarihinde yapılan değişiklik ile Kulüpler ve futbolcular arasındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilaflarda Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şartı getirilerek, uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde uyuşmazlık çözüm kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmakta olup,TFF statüsünde yapılan bu son düzenleme ile Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun yetkisi sözleşmenin tarafları yönünden ihtiyari hale getirilmiştir.
TFF statüsünün 57. ve 58. maddelerinde disiplin kurulları, bu kurulların oluşum şekli ile disiplin kurulları tarafından verilebilecek cezalara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. TFF statüsünün 58. maddesinde “Futbol müsabakaları ve organizasyonlar sırasında kulüpler ve bireyler tarafından işlenen tüm disiplin ihlalleri ve sportmenlik dışı davranışlar ve bu gibi kulüp ve kişilere uygulanacak disiplin cezaları TFF Yönetim Kurulu tarafından, genel kabul görmüş ulusal ve uluslararası uygulamalar ile FIFA ve UEFA Disiplin Talimatları doğrultusunda çıkarılacak TFF Disiplin Talimatı’nda düzenlenir.“ şeklinde disiplin talimatına atıf yapıldığı, TFF yönetim kurulu tarafından çıkarılan “Futbol Disiplin Talimatı”nın kapsam başlıklı 3. maddesinde bu talimatın, TFF tarafından düzenlenen veya TFF’nin yetki alanına giren tüm müsabakalar ve futbolla ilgili tüm hususlarda uygulanacağının düzenlendiği,aynı talimatın 62. maddesinde disiplin kurulunun oluşum yönteminin açıklandığı, “Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun Görevleri” başlıklı 64. maddesinde “Profesyonel futbol faaliyetlerinde bulunan kulüp, futbolcu, teknik adam, yönetici, müsabaka görevlileri ve profesyonel futbolda görevli diğer kişilerin fiillerinden doğan disiplin ihlallerini karara bağlar.“ denilmek suretiyle disiplin kurulunun yetki ve görevlerinin kapsamı belirlenmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulunun görevleri arasında spor kulüpleri ile futbolcular arasındaki sözleşmelere dayalı olarak uygulanacak para cezaları hakkında herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler itibariyle spor kulüpleri ile futbolcular arasında yapılan sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun münhasıran yetkisinin ihtiyari tahkime çevrilerek tarafların yazılı taleplerine bağlı kılındığı ve profesyonel futbolcu sözleşmelerine bağlı olarak spor kulübünün iç düzenlemeleri kapsamındaki disiplin uygulamalarından doğan ihtilaflara ilişkin Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulunun da bir yetki ve görevinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu para cezasına ilişkin menfi tespit talebine dair somut uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan 17.01.2011 tarihli Profesyonel Futbolcu sözleşmesi ve bu sözleşmede atıf yapılan davalı Spor kulübünün iç disiplin düzenlemeleri kapsamında çıkardığı “ceza ve prim yönergesi”ne dayalı olarak uygulanan para cezasının yerindeliği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Dava tarihi olan 10.01.2012 tarihi itibariyle mevcut Türkiye Futbol Federasyonu Ana Statüsünün 56. maddesindeki ihtiyari tahkim düzenlemesine göre “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu”nun ihtiyari tahkim yetkisinin kabul edildiğine dair yazılı talepte bulunulmadığı gözetilerek, para cezasının iptali istemine ilişkin ihtilafın “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” tarafından çözümlenmesi mümkün değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup,sözleşme hukuku ve ilkelerine göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda para cezasına ilişkin uyuşmazlığı çözümleme görevi adli yargının görevi içerisinde kalmaktadır. Öyle olunca mahkemece para cezası yönünden de işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TFF disiplin kurulunun görevli olduğu gerekçesiyle bu kısma ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
2-Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklandığı üzere bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy