... vekili avukat ... ile 1-..., 2-....., 4....aralarındaki dava hakkında İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 28/05/2013 tarih ve 2010/1011-2013/539 sayılı hükmün Dairenin 5.5.2014 tarih ve 2013/30190-2014/14398 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı....yapacağı projeden daire satın aldığını ve 21.11.2009 tarihinde sözleşme imzaladığını, satış bedeli için davalı bankadan kredi kullandığını, sözleşmede belirlenen zamanda konutun teslim edilmediğini, kaba inşaatın dahi bitmediğini, konutun zamanında teslim edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini, davalı bankadan kredinin konuttaki ayıp sebebi ile iptal edilmesini talep ettiğini, ancak davalının krediyi iptal etmeyip erken kapama işlemi yaptığını ve bu nedenle 22.723,58 TL, ödediği halde kendisine sadece 5.490.30 TL iade edildiğini, fazladan faiz ve masraf ödemesi yapmak zorunda kaldığını kendisine iade edilmeyen miktar ve evi teslim alamadığı için doğan zararları ile birlikle 22.233,28 TL nin şimdilik 5.000.00 TL sinin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce onanmasına karar verilmiş; davacı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Davacı, sözleşmede belirlenen zamanda konutun teslim edilmediğini, kaba inşaatın dahi bitmediğini, konutun zamanında teslim edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini, bankadan temin edilen kredi ile finanse edilmiş olan ve ödediği miktarın iadesini istemiş ise de davalının krediyi iptal etmeyip erken kapama işlemi yaptığını ve oluşan faiz ve masraflar nedeniyle ödediği paranın tamamının kendisine iade edilmediğini ve ayrıca daireyi teslim alamamasından doğan zararların da tazmini gerektiğini ileri sürerek bu meblağların tahsilini istemiştir. Mahkemece, bankanın yaptığı işlemlerin taraflar arasındaki sözleşme. Bankacılık Mevzuatı ve Tüketici Kanunu çerçevesinde yapılmış olduğu, taraflar arasında imzalanan 20.11.2009 tarihli sözleşmenin 6. maddesi hükümlerine uygun olduğu ve erken kapama 2014/30858-2014/36097
tutarı olarak 17.233,28-TL eksik Ödeme yapıldığını ve davalı bankaca ödenmesi gereken bir meblağ olmadığı yönünde görüş bildiren bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı bankadan aldığı kredinin bağlı kredi olduğunu ileri sürerek satın aldığı dairenin süresinde teslim edilmesinin sözleşmede belirtilen tarihte mümkün olmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüştür. 4077 Sayılı Kanunun 10/5 maddesi gereğince kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün teslim için öngörülen zamanda bitirilip bitirilemeyeceği, davacının bu nedenle feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayanıyor ise davalı bankanın verdiği kredinin bağlı kredi olup olmadığı, 4077 sayılı kanunun 10/5 maddesi gereğince davalı bankanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının erken kapama işlemi yapmasının usulüne uygun olup olmadığı konusunda alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde Dairemizce verilen bu hususa ilişkin onama ilamı zuhule dayalı olup, mahkeme kararının bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne. Dairemizin 05.05.2014 tarih ve 2013/30190 esas 2014/14398 karar sayılı "onama" ilamının kaldırılmasına, davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne. Dairemizin 05.05.2014 tarih ve 2013/30190 esas 2014/14398 karar sayılı “onama" ilamının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.