MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı şahsın davalı şirketten yaptığı alışveriş için düzenlenen senedi kendisininde kefil olarak imzaladığını, davalının boş senedi doldururak icraya koyduğunu, haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 3620 TL.nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinde, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”
Aynı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasında, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerine mahkum eder.”
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” Hükmü mevcuttur.
2014/31079-31651
Öte yandan yine aynı Kanunun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinin 1/ğ bendinde de, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında bulunduğu açıkça belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri değerlendirildiğinde, görevsizlik kararı verilmesi durumunda yargılama giderlerinin yetkisizlik kararı veren mahkemece değil, dosyanın gönderildiği mahkemece hükme bağlanacağı, ancak süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle başvurulmaması durumunda, talep üzerine görevsizlik kararı veren mahkemece yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda ise, mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinin 1/ğ bendine göre, vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve görevli mahkemece hükmedilebileceği, ancak az yukarda belirtilen şartların oluşması halinde görevsiz mahkemenin yargılama giderleri kapsamında olan vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurabileceği göz ardı edilerek, şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde “750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm bölümünün 3. fıkrasının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (vekalet ücretinin görevli mahkemece tayinine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy