MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı final dersanesinde 2001-2011 tarihleri arasında öğretmen olarak çalıştığını, bu dönemde her yıl teminat niteliğinde 20.000 - 40.000 TL bedelli muhtelif senetler alındığını, 2012 yılında görevine son verildiğini, senetlerin imha edildiği bildirilip kendisine iade edilmediğini ancak 9.5.2013 tarihinde alacaklı kısmına aynı yerde öğretmen olarak çalışan halen de final okullarında müdür olan davalının isminin yazılarak aleyhine icra takibi yapıldığını, senet alacaklısı ile hiç bir alış verişinin bulunmadığını ileri sürerek, takip nedeni ile borçlu olmadığının tesbitine ve % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borç para verdiğini ve karşılığında takibe konu senedi aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 56.672 TL. Borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine konu edilen bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”. Somut olayda, dava konusu edilen bono, 6102 sayılı TTK'nun 776 vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğundan davanın ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 24.7.2013 tarihinde açılmıştır. Anılan yasa hükmüne göre; “Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın bozulmasına, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 968,00 TL TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy