MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, çocukları ...'ın davalı şirkete ait özel hastanede doğduğunu, diğer davalı doktor ... tarafından muayene ve tedavilerinin yapıldığını, çocuğun prematüre olarak dünyaya gelmesi ve yoğun bakım çocuk ünitesinde yatırılması sırasında davalı doktorun ihmali sonucu çocuğun her iki gözünün de kör olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 10.000TL maddi, 100.000TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının işgücü kaybı zararı nedeniyle 315.526,61TL, bakıcı gideri olarak 342.612,79TL olmak üzere toplam 658.139,40TL maddi tazminat ile 100.000TL manevi tazminatın 25/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı doktor Said tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacıların çocuğu ...'in davalı hastanede prematüre olarak doğmasına ve tüm muayenelerinin yapılmasına rağmen ihmal neticesinde iki gözünün de kör olması nedeniyle, açılmış olan maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar taraflar arasındaki ilişkinin tüketici hukukuna ilişkin olduğu belirtilmekle davaya re'sen Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış ise de, dava tarihi itibariyle değerlendirildiğinde, taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemez. O halde, uyuşmazlığa 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın uygulama olanağı bulunmadığından, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu hususlar gözetilerek mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.800,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.