MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., diğer davacı annesi . .. ile oturdukları evde ... televizyonun neden olduğu yangın sonucu zarara uğradıklarını, yangın tetkik raporunda, yangının ... televizyonunda belirlenemeyen bir nedenle çıkan kısa devre sonucu ortaya çıktığının tespit edildiğini ileri sürerek, 26.431,46 TL maddi, davacı ... için 25.000,00 TL manevi, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davalı şirketin ürettiği TV'den oluşan bir arıza nedeniyle davacıların evinde yangın çıktığı, davacıların evinde bu yangına bağlı hasar oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 15.278,15 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacıların, evlerinde çıkan yangının, davalı şirket tarafından üretilen televizyondan kaynaklandığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile görülüp sonuçlandırılarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacı ve davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.