1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-..., 6-..., 7-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Tüketici Mahkemesinden verilen 16.5.2014 gün ve 130-635 sayılı hükmün davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar vekili, davacıların, davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yaptırılan Adana ... .. Konutları'ndan birer daire satın aldıklarını, dairelerin teslimatının yapılmasına rağmen teslimin birçok eksik ile yapıldığını ve taşındıktan sonra birçok ayıplı iş belirlediklerini, bunun yanında apartmanın ortak kullanım alanlarında da eksik imalat bulunduğunu ileri sürerek, daire içerisinde ve ortak kullanım alanlarında tespit edilecek eksik ve ayıplı işlerin bedeli olarak, bilirkişi tarafından tespit edilen, ıslahen davacılardan ... için 1.385,00TL, ... için 500,00TL, ... için 1.525, 00TL, ... için 500, 00TL, ... için 1.585,00TL, ... için 1.345,00TL, ... için 1.585,00TL'nin davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; daha sonra davacılardan ... ve ... 12.3.2014 tarihli dilekçe ile davalarından feragat etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.'nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000TL, 5236 sayılı yasanın 19.maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890.00TL'ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulama yapılacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Buna göre; davanın reddine dair verilen hüküm, her bir davacının (ıslahen) talep miktarı nazara alındığında, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 1890 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle davacılar yönünden kesin olan karara ilişkin davacıların temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy