MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...Tabela Reklam ve Metal işyerinin sahibi olduğunu, davalı belediyenin yaptırmış olduğu park için firmasından alım yaptığını, sözleşme gereği malı teslim etmesine rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, takibin 31.12.2009 tarihinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından yenilenme talebinde bulunulduğu, yenileme emrinin davalı ... tebliğ edildiği, belediye tarafından yine süresi içerisinde itiraz edildiği, belediyenin ilk itirazından sonra takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği, bu süreden sonra alacaklı vekilinin itirazın iptali talebinde bulunduğu gerekçesi ile süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde; davacının faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 30.06.2009'da tebliğ edildiği, davalının süresi içinde, 06.07.2009'da ödeme emrine itiraz ettiği, ancak masraf verilmediğinden borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulması yönünde bir karar da verilmediği, 31.12.2009 da dosyanın takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırıldığı, alacaklı vekilinin 27.09.2011'de yenileme talebinde bulunduğu, aynı tarihte yenileme dilekçesinin borçluya tebliğine ve borcun 7 gün içinde ödenmesi ihtarını içeren yenileme emrinin borçluya tebliğine karar verildiği, yenileme emrinin 02.12.2011'de tebliğ edildiği, borçlunun süresi içinde, 09.12.2011'de yenileme emrine ve borca itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı borçlu tarafından ödeme emrine yapılan ilk itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği de dikkate alınarak, davalı borçlu tarafından ödeme emrine yapılan ikinci itiraza göre davanın süresinde açıldığı göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.