MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Banka, davalılardan ...’a 10.11.1998 tarihli “Tüketici Kredisi Sözleşmesi” ile 3.995,62 TL ve aynı tarihli Kredili Mevduat Sözleşmesiyle de 2.500,00 TL kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 28/11/2000 tarihinde ihtar gönderildiğini, ancak ihtardan da sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kredili Mevduat Sözleşmesi nedeniyle 45.258,48 TL’ye, Tüketici Kredisi Sözleşmesi nedeniyle de toplam 42.135,02 TL’ye ulaşan alacağın, her bir kredi sözleşmesinin asıl borçlu ve kefillerinden faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... ve ..., davanın reddini dilemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre, kredi sözleşmelerindeki imzaların asıl borçlu ...’a ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2014/33713-32419
2-Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, 10.11.1998 tarihli “Tüketici Kredisi Sözleşmesi” ve aynı tarihli “Kredili Mevduat Sözleşmesi” gereğince ödenmeyen kredi borçlarının tahsili istemine ilişkin olup, davacı Banka her iki kredi borcu nedeniyle toplam 87.393,50 TL’ye ulaşan alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, davada vekille temsil edilen davalı ... yararına 9.041,48 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçen davalı yararına 2.187,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (3) no’lu bendinin ilk satırında bulunan (2.187,00 TL) vekalet ücreti miktarının karardan çıkarılarak yerine (9.041,48 TL) vekalet ücreti miktarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 21.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.