MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, bedelsiz kaldığı halde teminat olarak verdiği senetleri ciro yolu ile elinde bulunduran davalı ... tarafından hakkında takip yapıldığını ileri sürerek asıl davada borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada ise aynı takipte borçlu görünen, senetlerin lehtarı ...'a senetlerden ötürü borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiş, davalı ... asıl davada ayrıca kötüniyetli davacı aleyhine asıl alacağın %40'ı tutarında tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının reddi ile davalının da kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm yalnızca davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2-Dava menfi tespit davasıdır. Davacının talebi üzerine 12/03/2012 tarihinde icradaki paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmiş böylece davacının alacağına geç kavuşmasına neden olunmuştur. İİK 72/4 maddesinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararları için tazminata karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Açıklanan nedenle mahkemece takibin durdurulmadığı gerekçesi ile tazminata hükmedilmediği yönündeki gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı 2014/37324-33872
gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan n edenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hükmün 2. fıkrasındaki “ takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davalı tarafın tazminat alebinin reddine,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ Asıl alacak üzerinden hesap edilecek %40 tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine ” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.