MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı işçinin talep ettiği işçilik alacaklarını ödediğini ileri sürerek 3.780,72 TL rücu alacağının işçiye ödendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesni istemiştir.
Davalı ... ve ... davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 660,22 TL nin davalı ...i'nden; 2.316,17 TL'nin ise davalı... 'nden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, davalı... ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı....'nin temyiz itirazları yönünden dosyanın incelenmesinde; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı....'nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, davadışı işçiye ödenen bedelin tahsili amacı ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalılardan.... yönünden davanın ksımen kabulüne , davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hükümde ise kendisini vekil ile temsil ettirmeyen ...lehine vekalet ücreti takdir edildiği, kendini vekille temsil ettiren ... lehine vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşılmıştır. Davalı... kendini vekille temsil ettirdiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken .... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalı ... temyiz dilekçesinin reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının 10.bendinin silinerek yerine, “Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ne göre hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, daval...'ne verilmesine,” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINApeşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy