MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin 5.1.1. ve 5.1.2. maddelerine dayanarak 270.000,00 TL para cezası ve 1.278,00 TL cezai şart uyguladığını, müfettiş raporunun yeterli incelemeyi içermediğini, savunma istenmeden işlem tesis edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cezanın iptali ve 10.000,00 TL dan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, ıslahla dava değerini 260.000,00 TL ya yükselterek, bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulu raporu esas alınmak suretiyle, davacı merkeze müracaat etmedikleri halde müracaat edilmiş gibi gösterilen hastalar olduğu gerekçesiyle cezai işlem uygulanmışsa da, davalının dosyadaki belge ve delillerle bu hususu tam bir netlikte ispat edemediği, müfettiş raporunun tek başına kanıtlayıcı olmadığın gerekçesi ile davanın kabulüne, 270.000,00 TL lık ve 1.278,00 TL lık cezai işlemin iptaline, bu işlemler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava sırasında davacı tarafından ödenen cezalar nedeniyle ıslah talebi dikkate alınarak 260.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı kurum tarafından uygulanan cezanın iptali ve 10.000,00 TL dan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, ıslahla dava değerini 260.000 TL ya yükseltmiştir. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Öyle olunca, davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL' sına dava, ıslah edilen 250.000,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının A bendinin ikinci fıkrasında yazılı olan “260.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak, yerine “260.000,00 TL nın davalıdan tahsiline, hükmedilen alacağın 10.000,00 TL sına dava, bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.02.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.