MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çiftçi olduğunu, konserve fabrikası işletmekte olan davalı ile 2010 yılı ürün yetiştirme döneminde yetiştireceği domateslerin satımı hususunda bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği davalının kendisine 6.390,54 TL avans verdiğini, kendisinin de teminat olmak üzere davalıya tamamen boş bir senet verdiğini, ancak 2010 yılında yaşanan aşırı yağış nedeniyle davalıya sözleşmede taahhüt ettiğinden daha az domates teslim ettiğini, davalıya ihtarname keşide ederek senedin tarafına iadesini talep ettiğini ancak bir cevap alamadığını ileri sürerek anılan sözleşme ve senet bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, eksik harcın tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye rağmen eksik harç tamamlanmadığından Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, bundan sonra üç ay içinde yenilenmediğinden HMK 150 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2014/43476-39524
2-Davada Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 4.099,33 TL vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 7/1.maddesine göre; “Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez” hükmü gereğince mahkemece davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün dördüncü fıkrasında yer alan "4.099,33 rakamının 750" olarak ve "nispi" sözcüğünün "maktu” olarak değiştirilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy