MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı işçi . .. tarafından Bakanlıkları aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan dava sonucu İzmir l. İş Mahkemesinin 17.11.2008 tarih ve 2004/838 E 2008/621 K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu karara dayanarak İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7755 sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi yapıldığını ve Bakanlıkça 31.10.2011 tarihinde 5.443,96 TL'nin icra dosyasına yatırıldığını, ihale sözleşmesi ve teknik şartnameye göre işten çıkartılan işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemeden yüklenicinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, ödedikleri 5.443,96 TL'nin ödme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilene karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5.443,96 TL alacağın ödeme tarihi olan 31.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmişir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, asıl işveren davacı Bakanlığın davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı işçinin iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek İzmir 1. İş Mahkemesinde açtığı dava sonunda hesaplanan tazminatın iş bu eldeki davanın taraflarından olan davacı ve davalı Secaettin Sunan'dan tahsiline karar verildiği ve girişilen icra takibi sonucunda davacı Bakanlık tarafından işçiye ödendiği yönünde taraflar arasında ihtilaf yoktur. İhtilaf, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda ve işçinin çalıştığı sürenin hangi miktarından kimin ne oranda sorumlu olacağından kaynaklanmaktadır. Mahkemece davacının ödemiş olduğu miktarın davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de; dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren kendi dönemine isabet eden işçilik alacaklarından sorumlu olacaktır. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Hal böyle olunca öncelikle temyiz eden davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşme ile sözleşme eki belgeler ve ihale evrakları getirtilmeli, sözleşme ve eklerinde işçi tazminatları konusunda bir hüküm bulunup bulunmadığı ve dava dışı işçinin temyiz eden davalı nezdinde ne kadar süre ile çalıştığı ve çalıştığı süre ile sınırlı olarak ne kadar tazminattan temyiz eden davalının sorumlu olması gerektiği, konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, ayrıca bu sözleşme veya eklerinde işçilere ödenecek tazminatlar yönünden hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa o hükme itibar edilmek, hüküm bulunmaması halinde de davacı Bakanlığın üst işveren durumunu muhafaza ettiği gözetilerek doğan zarardan her iki tarafın birlikte ve yarı yarıya sorumlu oldukları kabul edilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.